11 Ocak 2008 Cuma
Seni Düşünürüm
Salkımsöğüt
gösterip aynasında söğüt ağaçlarını.
Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını!
Yanan yalın kılıçlaları çarparak söğütlere
koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere!
Birden bire kuş gibi vurulmuş gibi kanadından,
yaralı bir atlı yuvarlandı atından!
Bağırmadı,
gidenleri geri çağırmadı,
Karlı Kayın Ormanında...
Japon Balıkçısı...
İnsanların Türküleri Kendilerinden Güzel
Çocuklarımıza Nasihat...
Çocuklar Ölebilir Yarın
Çekilmez Bir Adam...
Ceviz Ağacı İle Topal Yunus'un Hikayesi
Cenaze Merasimim
Büyük Taarruz
Büyük İnsanlık...
Büyük İnsanlık...
Bulutlar Adam Öldürmesin...
Bulut mu Olsam
Bu Vatana Nasıl Kıydılar...
Biz
Bir Küvet Hikayesi...
Bir Komik Adem
Bir Kız Vardı Japonya'da
Bir Dakika
Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları...
Bir Ayrılış Hikayesi...
Bir Ayrılış Hikayesi...
Bir Acayip Duygu...
Bir Şehir
Beyazıt Meydanındaki Ölü...
Beyazıt Meydanındaki Ölü...
Berkley...
Bence Simdi Sen de Herkes Gibisin
Ben Senden Önce Ölmek İsterim...
Ben İçeri Düştüğümden Beri
Belki Ben
Bahri Hazer...
Bahar Gülü
Ayağa Kalkın Efendiler
Asya Afrika Yazarlarına...
Arhaveli İsmail'in Hikayesi
Anlayamadılar
Angina Pektoris
Alarga Gönül
Ağa Camii
Açların Gözbebekleri
Değil birkaç değil beş on otuz milyon aç bizim! Onlar bizim! Biz onların! Dalgalar denizin! Deniz dalgaların! Değil birkaç değil be on 30.000.000 30.000.000! Açlar dizilmiş açlar! Ne erkek, ne kadın, ne oğlan, ne kız sıska cılız eğri büğrü dallarıyla eğri büğrü ağaçlar!
AÇLIK ORDUSU YÜRÜYOR
Açlık ordusu yürüyor yürüyor ekmeğe doymak için ete doymak için kitaba doymak için hürriyete doymak için. Yürüyor köprüler geçerek kıldan ince kılıçtan keskin yürüyor demir kapıları yırtıp kale duvarlarını yıkarak yürüyor ayakları kan içinde. Açlık ordusu yürüyor adımları gök gürültüsü türküleri ateşten bayrağında umut umutların umudu bayrağında. Açlık ordusu yürüyor şehirleri omuzlarında taşıyıp daracık sokakları karanlık evleriyle şehirleri fabrika bacalarını paydostan sonralarının tükenmez yorgunluğunu taşıyarak. Açlık ordusu yürüyor ayı ini köyleri ardınca çekip götürüp ve topraksızlıktan ölenleri bu koskoca toprakta. Açlık ordusu yürüyor yürüyor ekmeksizleri ekmeğe doyurmak için hürriyetsizleri hürriyete doyurmak için açlık ordusu yürüyor yürüyor ayakları kan içinde. 9 Ağustos 1962
AÇLIK ORDUSU YÜRÜYOR
Açlık ordusu yürüyor yürüyor ekmeğe doymak için ete doymak için kitaba doymak için hürriyete doymak için. Yürüyor köprüler geçerek kıldan ince kılıçtan keskin yürüyor demir kapıları yırtıp kale duvarlarını yıkarak yürüyor ayakları kan içinde. Açlık ordusu yürüyor adımları gök gürültüsü türküleri ateşten bayrağında umut umutların umudu bayrağında. Açlık ordusu yürüyor şehirleri omuzlarında taşıyıp daracık sokakları karanlık evleriyle şehirleri fabrika bacalarını paydostan sonralarının tükenmez yorgunluğunu taşıyarak. Açlık ordusu yürüyor ayı ini köyleri ardınca çekip götürüp ve topraksızlıktan ölenleri bu koskoca toprakta. Açlık ordusu yürüyor yürüyor ekmeksizleri ekmeğe doyurmak için hürriyetsizleri hürriyete doyurmak için açlık ordusu yürüyor yürüyor ayakları kan içinde. 9 Ağustos 1962